Anafartalar’da yaşanan zaferin ardından, Müttefik Kuvvetlerinin
hem moralleri bozulmuş, hem de Çanakkale’nin geçilebileceği
umutları yok olmaya başlamıştı. Ian Hamilton’un bütün ısrarlarına
rağmen cepheye artık tek bir asker bile gönderilmediği gibi,
Çanakkale’den iki tümen alınmış ve batı cephesine gönderilmişti.
Kısacası Ağustos’tan sonra çekilme planları yapılmaya
başlanmıştı. Harbiye Nazırı Lord Kitchener, son defa bölgeyi
ziyaret etmiş, artık Çanakkale bölgesindeki Türk savunmasını
sökmenin ve buradan boğaz harekatını bir neticeye vardırmanın,
hele hele İstanbul sevdasına kapılmanın imkanı kalmadığını
anlayarak, Ocak 1916’da Çanakkale’deki kuvvetlerin, Selanik
çıkarmasında kullanılmak üzere gönderilmesinin kararını komiteye
sunmuştur.
Müttefik askerleri 8 Aralık’tan 20 Aralık’a kadar Anafartalar
ve Arıburnu bölgelerini, 28 Aralık’tan, 9 Ocak 1916’ya kadar da
Seddülbahir bölgesini tahliye etiler.
Boşaltma işlemi gerçekten çok iyi planlanmıştı. Askerler her
türlü tedbiri almış, geride ayarlı ve sonradan patlayacak olan
tüfekler, takip edilmelerine karşı mayınlar bırakmışlar, sessizlik
için ayaklarına çuvallar bağlamış ve hatta son güne kadar ileri
mevzilerden çekilmeyerek, savaşmışlardır.
Türklerin bu çekilmeden haberi yok muydu? Bu soru Türk tarafı
için en çok sorulan sorulardan biridir. Müttefik kuvvetlerinin
çekilmedeki başarısı yadsınamaz; çekilme iyi planlanmış, hava
koşulları beklendiği gibi gitmiştir.
Türk kuvvetleri ise, Müttefik kuvvetlerine göre hep yüksek
noktalarda mevzilenmişler ve bu nedenle de düşman askerlerine
geçit vermemişlerdi. Türk resmi kaynaklarına göre Yarımada'nın
Müttefik askerleri tarafından boşaltılmasından, Türk tarafının
haberi kesinlikle olmamıştır.
Türk askerleri çekilmeden haberdar olsalar dahi, büyük bir
taarruza kalkışmamışlardır. Çekilen tarafa çok büyük zayiat
verdirmek mümkünken, saldırmamayı tercih etmişlerdir. Çünkü artık
feda edilecek tek bir Türk askeri bile yoktu. Dört bir yanda savaş
içinde olan Osmanlı Devleti’nin eli silah tutan herkese ihtiyacı
vardı.
Sonuç olarak; 9 Ocak 1916’da Gelibolu Yarımadası’nda tek bir
Müttefik askeri bile kalmamış, Çanakkale’nin geçilememesi ile
Birinci Dünya Savaşı’nın çizgisi, savaşa katılan bir çok ülkenin
de kaderi değişmiştir.
|